Baba kız aşkı diye bir söz var…
Bir de Zeynep ve İlker aşkı diye bir gerçek aşk var bu hayatta…
Babasını en çok özleyen, babası yola giderken valizine mektuplar koyan (hele bu sefer her güne tahmin edilmesi hayli zor bilmeceler hazırladı-örneğin: I’m a little girl who loves daddy most, who am I? -ben babasını çok seven küçük bir kızım, ben kimim), babasının en son giydiği tshirtü yıkatmadan o gelene kadar yatağında saklayan…
İlker az önce Almanya’ya gitmek için ayrıldı evden, çocukları yatırdım, Zeynep ben çok terledim klimam açık alsın diye bana sesleniyordu, uyurken kontrol ederken bu halde buldum, kendi pijaması üzerine 2 tane baba tshirtü giyip yatmış, ikisi de İlker kokulu…
